Sağlık Ekonomisti

29 Aralık 2015 Salı

Yüksek Gelir Grubu Ülkelere Palyatif Bakımla Daha Sağlıksız Yaşam Yılları Gelecek



Sağlıklı yaşam yılları gibi sağlıksız yaşam yıllarının da önemsenmesi gerektiği açıktır. İnsani kaybın telafisi maalesef bulunamamaktadır. Bu kapsamda Dünya Sağlık Örgütü verilerine dayanarak sağlıksız yaşam yılları hakkında gelir gruplarına göre ülkelere kabaca bakmaya çalıştık.   

Sağlıksız Yaşam Yılı
Kadın Erkek
Düşük gelir grubu 8,00 6,97
Alt-orta gelir grubu 9,37 8,00
Üst-orta gelir grubu 9,83 8,42
Yüksek gelir grubu 10,20 8,74

Genel olarak baktığımızda burada kadınların Dünya Sağlık Örgütü bölgelerinde karşılaştırdığımız gibi doğumda beklenen yaşam sürelerinin yüksek olduğu gibi sağlıksız yaşam sürelerininde fazla olduğunu görmekteyiz. 

Bundan ziyade beklenenin aksine kişi başına düşen milli gelir gibi maddi/mali indekslerle sağlıksız yaşam yılları doğru orantılı olarak ilerlemektedir. Bunun sebebi yoğun bakım ve palyatif bakım hizmetlerinin artışı, rehabilite edici sağlık hizmetlerinin artması ile yaşam sürelerinin uzaması vb. küresel değişimler gösterilebilmektedir.
Ancak bunun yanında sağlıksız yaşam yıllarının toplam hayatın yüzde kaçını harcadığına bakacak olursak yüksek gelir grubunun giderek artan palyatif ve yoğun bakım imkanları ile daha fazla sağlıksız yaşam yılına daha pahalıya sahip olacağı aşikardır.


Sağlıksız Yaşam (%)
Kadın Erkek
Düşük gelir grubu 15,08 13,85
Alt-orta gelir grubu 14,47 13,21
Üst-orta gelir grubu 13,66 12,58
Yüksek gelir grubu 12,95 12,02

Sayfamızdan haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.

Yayınlayan: Cemalettin AK on 29 Aralık 2015 Salı

Kaybedilmiş Yaşam Yılları ve Dünya Sağlık Örgütü Bölgelerindeki Durum

Yukarıdaki tabloda en koyu yeşil ülkeler en çok yaşayan ülkeleri en koyu kırmızı renkler ise en az yaşayan ülkeleri göstermektedir. Peki tek ölçüt yaşam yılının ne kadar olduğu mudur? Elbetteki hayır. Bu yaşam yıllarında fertlerin hayat kalitesi, bağımlılık oranı ve sağlık seviyesininde ölçülmesi gerekmektedir. 

Bugün farklı bir işlem yaptık ve ülkede hastalık yükü çalışmaları dışında hesaplanmadığı düşünülen kaybedilmiş yaşam yıllarına baktık. Dünya Sağlık Örgütünden (WHO) verileri aldık ve doğumda beklenen yaşam süresinden doğumdan itibaren sağlıklı geçen yaşam süresini "Healthy life expectancy (HALE) at birth (years)" çıkarınca bize "Unhealthy life expectancy at birth (years)" amacımıza ulaşağımız veriyi verdi.
       
Biz buradan tüm dünya ülkelerinin, bu ülkeler üzerinden Dünya Sağlık Örgütünün oluşturduğu 6 Dünya Sağlık Örgütü bölgesi ve 4 gelir grubunun ortalama kaybedilmiş yaşam yıllarına baktık. 

Sağlıksız Yaşam Yılı
Kadın Erkek
Afrika 8,96 8,02
Amerika 11,03 9,71
Güney-Doğu Asya 9,55 8,64
Avrupa10,32 9,13
Doğu Akdeniz11,05 9,00
Batı Pasifik10,04 8,81

Genel olarak baktığımızda burada kadınların doğumda beklenen yaşam sürelerinin yüksek olduğu gibi sağlıksız yaşam sürelerininde fazla olduğunu görmekteyiz. Bundan ziyade doğu akdeniz bölgesinde kadınların aynı bölgede yaşayan erkeklere göre çok daha fazla yaşam yılını sağlıksız geçirdiği söylenebilmektedir. Bunun yanında bu sağlıksız yaşam yılının doğumda beklenen yaşam süresi içindeki yerine göz attığımızda ise gebelik ve doğumla birlikte gelen sakatlık ve ölümlerden, kadının toplum içindeki yerine kadar her alanda desteklenmesi gerektiği açıkça görülmektedir. Bundan ziyade Doğu akdeniz bölgesinde yaşayan kadınların erkeklerine göre yaklaşık %20-25 daha fazla sağlıksız yaşam yılı geçirdiği görülmektedir.

Sağlıksız Yaşam Yılı
Kadın Erkek
Afrika 14,94 13,38
Amerika 14,74 12,98
Güney-Doğu Asya 13,55 12,26
Avrupa 13,38 11,84
Doğu Akdeniz 15,47 12,60
Batı Pasifik 13,65 11,98

Sayfamızdan haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.

Yayınlayan: Cemalettin AK on

12 Aralık 2015 Cumartesi

Sağlıkta Geri Ödeme Modeli: Teşhis İlişkili Gruplar (DRG/TİG)



Sağlık hizmetlerinde ödeme kavramı diğer hizmet sektörlerinde olduğu gibi verilen hizmetin bedeli olarak düşünülmekte ve sağlık tesislerine çeşitli ödeme yöntemleri ile dağıtılmaktadır.        

Bu ödeme yöntemleri içerisinde DRG yatan hastaların demografik ve klinik verilerinin yanında yatışından taburculuğuna dek sağlık tesisine getirdiği mali yüke göre sınıflandırılmasını içeren bir ödeme yöntemidir.

Bu yöntem içerisinde yatak işgal eden hastalar sağlık tesisine getirdiği mali yüke göre değerlendirilmesi ancak ve ancak ulusal veya bölgesel maliyet çalışmaları ile gerçekleştirilebilir.

Maliyet çalışması yapılır iken öncelikle DRG gruplarının tipleri hastalık-durum-olay-vücut bölgesi-sistemine göre ayrılır.  sonrasında ayrılan bu grupların altına medikal cerrahi ve diğer olmak üzere üç başlık atanır. Her başlığın altında aynı veya benzer tanı ve işlemleri içeren komşu DRG gruplarına ayrılır.  Her komşu DRG; içerisindeki benzer maliyetli yatış dosyaları aynı TİG'e atamak üzere bir veya daha çok TİG grubunu içerisinde barındırabilir.Buradan elde edilen en alt kırılımda DRG'ler bulunmaktadır. Her bir DRG değeri bir yatan hasta dosyasının ortalama maliyetini gösteren katsayı ile gösterilmektedir.  Bu katsayılar sağlık tesisinde yatan her bir hasta dosyası için toplanır ve elde edilen değere göre sağlık tesisine ödeme planlanır.

"DRG'ye veya TİG'e Dayalı Ödeme" yöntemi her ülke için farklı kurallar ve formüller ile ülkenin sağlık sistemine uygun hâle getirilir. Bu yüzden DRG ile ilgilenmekte isek her bir ülkenin sistemini detaylı olarak incelemeliyiz.

Konuyla ilgili detaylı bilgi ve Türkiyenin DRG temelindeki ödeme mantığı için Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu Başkanlığının sitesini ziyaret edebilirsiniz.

Sayfamızdan haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.

Yayınlayan: Cemalettin AK on 12 Aralık 2015 Cumartesi

8 Aralık 2015 Salı

Sağlık Ekonomisine Giriş


Merhabalar,

Sağlık ekonomisi nedir? Nerde kullanılır? Neden ihtiyaç duyulur? gibi sorular var olduğu için bu blogger sayfasını oluşturdum. Sizlerle beraber bu sayfalarda tartışmayı umuyorum.


Bence sağlık maliyetleri giderek yükselirken bunları araştırmak için ekonomi bilgisine sahip sağlık profesyonellerine ihtiyaç var. Zira onların öngörüleri ve çalışmaları iktisatçılarınkinden farklıdır. Halk sağlığı görüşüne sahip maliyetin kavramını algılamış sağlık profesyonellerinin varlığı ülkemizde büyük bir eksikliktir.  Bu kapsamda küçük istatistiki bilgiler ile 
düşüncelerimi ve gördüğüm resimleri sizlerle paylaşacağım (Veriler Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Bankası, OECD Health Data ve EUROSTAT veri tabanlarına aittir.).

Sağlık ekonomisinden bahsedeceğimiz bu alanda sağlık yönetimi, sağlık istatistikleride ele alınacaktır. Zira  İstatistiklerini bilmeden bilgi sahibi olamazsınız. Bilgi sahibi olmadan değerlendiremezsiniz ve yönetemezsiniz. Yönetemediğiniz bir olgununda iktisadını tartışamazsınız...

İyi okumalar!


Sağlık Ekonomisti


Bilgi için: saglikekonomisi@ymail.com



Sayfamızdan haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.

Yayınlayan: Cemalettin AK on 8 Aralık 2015 Salı

Bilgi Asimetrisi



Sağlıkta bilginin asimetrik bir dağılım içermesi sağlık ekonomisi açısından büyük önem arzetmektedir. Hastalar tıbbi bakımın niteliğini, etkisini kalitesini, veya almamanın etkilerini bilemezler. Bu yüzden sağlık hizmetlerinin yer aldığı piyasa da talep esnekliği yok denecek kadar azdır. Sağlık personeli genellikle hekim hastasının yerine talep edilen sağlık hizmetine karar verir. Dolayısıyla kendi arz edeceği hizmete de karar vermiş olmaktadır.

Sağlık kurumlarının veya sağlık personellerinin bu durumdan rant sağlama durumu ortaya çıkabilmektedir. Ülkemizde son yıllarda performans puanları için hastaların gereksiz cerrahi müdahaleler aldığı, gereksiz tahliller verdiği veya gereksiz konsültasyonlara gittiği tartışılmaktadır.

Bu durum sağlık kurumlarında evde istirahat edebilecek hastaya hastane de yatış verilmesi veya servis hastasının yoğun bakımda bakılması gibi sağlık kurumlarının kârını artımaya yönelik faaliyetler görülebilir. Sağlık personelinde ise döner sermaye puanlarının yükselmesi için 10 günde bir muayeneye çağırma (hasta provizyonu 10 günlük olduğu için) kadın doğum hastalarında gereksiz ultrasonlar, bazı kronik hastalıklarda gereksiz yere her reçete yazımı için hastaneye kan tahlili için çağırılması vb. uygulamalar gerçekleştirilebilir.

Hizmetin belirleyicisi ve arzının aynı tarafta yer alması bu gibi sıkıntılara yol açabilmektedir. Bu yüzden denetimlerin iyi bir şekilde yapılması gerekmektedir.


Sayfamızdan haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.

Yayınlayan: Cemalettin AK on

Çok mu müsrifiz?

Bildiğiniz üzere sağlığa harcanan bir para mevcut. Personele, tıbbi/sarf malzemeye,kurumların yapımına/kirasına ve hizmetlerin sürdürülebilir olması için birçok kaleme ihtiyacımız var.

Ülke istatistiklerinde de yayınlandığı üzere giderek daha fazla para harcamaktayız. 2000-2008 yılları arasında ülkemizin harcadığı para %100 artmıştır.

(Bknz: http://saglikekonomisti.blogspot.com.tr/2015/12/saglk-kac-para.html)


Aşağıdaki resimde Türkiyeden daha az sağlığa para harcamasına rağmen daha uzun yaşam süresine sahip olan ülkelerin doğumda beklenen yaşam süreleri ve sağlık harcamaları sunulmaktadır.


(03.11.2013 tarihinde Dünya Bankası resmi web sitesinden 2011 yılı verileri olarak alınmıştır.)


Sayfamızdan haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.


Yayınlayan: Cemalettin AK on

Hemşire sayısına küçük bir bakış

Daha önceki konularda ülkemizin sağlığa ayırdığı paranın az olduğunu belirtmiştik. (http://saglikekonomisi.tr.gg/Saglik-Kac-Dolar.htm) Sağlığa ayrılan paranında personel, bina, tıbbi ve sarf malzemeler için oluşan giderler gibi birçok kaynağa harcandığını da bilmekteyiz.

Bu kapsamda ülkemizde daha az personel daha az sağlık merkezi ve daha az tıbbi malzeme olması doğal gözlemlenmektedir.


Dünya Sağlık Örgütünün "Health For All Database" verilerini incelediğimiz de avrupa grubunda yer alan ve en az hemşire sayısına sahip olan ülkeyiz.






























Elbetteki avrupa bölgesinde yer alan ülkeler ile karşılaştırdığımızda böyle bir fark elde ediyoruz. Fakat ülkenin başarısını böyle göremeyiz. Daha doğru bir değerlendirme yapmak için aşağıdaki hemşire sayılarındaki değişim oranları ile beraber değerlendirmemiz gerekir.
Burada gözlemlemekteyiz ki en fazla yüzdesel olarak hemşire artışı olan ülkelerden biriyiz. Bu da giderek sağlık hizmetlerinde iyileşme olacağını ve sağlığın sahip olduğu pastanın büyüdüğünü göstermektedir.


Sayfamızdan haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.

Yayınlayan: Cemalettin AK on

Sağlık Kaç Para

Satın Alma Gücü Paritesine Göre OECD ülkeleri toplam yapılan sağlık harcamalarına ($) bakılarak aşağıdaki grafikte kıyaslanmaktadır. Söz konusu grafiğe baktığımız vakit OECD ülkeleri arasından en az parayı harcayan 2. ülke olduğumuzu görmekteyiz.

Kaynak OECD veri Tabanı. Erişim Tarihi:19 Nov 2013 Saat: 12:21

Sadece bu grafiğe bakmak bizi yanıltacaktır. Ülkemiz sağlığa harcanan parasını 2000-2008 yılları arasında % 100 artmıştır. Elbette tüm OECD ülkelerinde harcanan para miktarı yükselmiştir fakat ülkemiz en fazla oranda harcanan parayı yükselten 8. ülkedir. Harcanan para yüzdelerindeki artışı aşağıdaki grafikte inceleyebiliriz.


Kaynak OECD veri Tabanı. Erişim Tarihi:19 Nov 2013 Saat: 12:21

Buradan da görüldüğü üzere giderek iyileşen sağlık göstergelerimiz daha iyi seviyelere gelecektir.

Ayrıca sağlığa harcanan para miktarının direk olarak sağlığı etkileyeceği söylenemez bazen uzun vade de sağlığa etkileri izlenebilir bazense yanlış politikalar izlenebilir. Bu yüzden aklımıza tek soru geliyor. "Ülkemizde sağlığa harcanan paralar doğru yerlere gitmekte mi?"


Doğru yere gitmekte ise neden bizden az para harcayan ülkelerdeki sağlık göstergeleri çok daha yüksek? (Bakınız: http://saglikekonomisti.blogspot.com.tr/2015/12/cok-mu-musrifiz_8.html )


Sadece personelin aldığı maaşlar mı bu farkı oluşturmakta yoksa plansız hizmet ve malzeme alımları, kiralanan binalar, ölü yatırımlar da var mı?




Sayfamızdan haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.

Yayınlayan: Cemalettin AK on

Sağlığımıza kaç para ayırıyoruz

Globalleşen dünyada; giderek sağlık hizmetlerinin kullanımı dolayısıyla sağlık alanında yapılan harcamalar artmaktadır.  

Bunun etkisi hem GSYİH'nin artması ve bu hasıla içerisideki sağlık için ayrılan miktarın artmasıdır.

Ülke GSYİH'sine bakmaksızın aşağıdaki tabloyu inceler isek OECD ülkeleri arasında oransal olarak sağlığa en az para ayıran ülke Türkiye olarak görülmektedir.

Not:Cari Sağlık Harcamasının GSYİH'ye oranı olarak verilmiştir. Yatırım harcamalarını kapsama almadık.



Sayfamızdan haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.

Yayınlayan: Cemalettin AK on

Çok mu müsrifiz?



Bildiğiniz üzere sağlığa harcanan bir para mevcut. Personele, tıbbi/sarf malzemeye,kurumların yapımına/kirasına ve hizmetlerin sürdürülebilir olması için birçok kaleme ihtiyacımız var.


Ülke istatistiklerinde de yayınlandığı üzere giderek daha fazla para harcamaktayız. 2000-2008 yılları arasında ülkemizin harcadığı para %100 artmıştır.

(Bknz: http://saglikekonomisti.blogspot.com.tr/2015/12/saglk-kac-para.html)


Aşağıdaki resimde Türkiyeden daha az sağlığa para harcamasına rağmen daha uzun yaşam süresine sahip olan ülkelerin doğumda beklenen yaşam süreleri ve sağlık harcamaları sunulmaktadır.


(03.11.2013 tarihinde Dünya Bankası resmi web sitesinden 2011 yılı verileri olarak alınmıştır.)


Sayfamızdan haberdar olmak için e-posta adresinizi giriniz.

Yayınlayan: Cemalettin AK on

Contact Us

Ad

E-posta *

Mesaj *

 
Copyright © . SaglikekonomistiSayfası. All Rights Reserved.
Designed by :Sağlık Ekonomisti